Yüksel Ekici

Yüksel Ekici

KIRMIZI MÜREKKEP!...


4.08.2026

    Özellikle eleştirel gazetecilik yapmaya çalışan gazeteciler için zor dönemlerden geçiyoruz demekte bir sıkıntı görmüyorum.

    Gerçek böyle çünkü.

    Oysa eleştiri gerçeği aramanın vazgeçilmez bir yoludur.

    Gelişmiş ve gelişmeye açık bir toplum yaratabilmenin ilk adımıdır eleştirmek, sormak, sorgulamak.

    Bireylerin kendisini ifade etmesidir, edebilmesidir aynı zamanda.

    Eleştiriye tahammülümüz olmadığı için kendimizi ifade etme konusunda sıkıntılar yaşıyoruz bugün.

    Eleştiri doğal olarak şeffaflığı getirir.

    Şeffaflık çıplak gerçektir.

    Saklanamaz, saklayamazsınız.

    Gerçeği bilmek hepimizin hakkı değilmidir?.

    İşte o hakka ulaşmanın bir yoludur aynı zamanda eleştiri.

    Eleştirmek ile övgü düzmek arasındaki farkı anlayamayanların ağır bastığı gri dönemler bugünler.

    Tüm olumsuzluklara rağmen bizim için en önemli olan şey gerçeği aramaktan, konuşmaktan vazgeçmemek.

    Demem o ki;

    “Sabrın sonu selamettir” durumlarındayız.

    Sabrederken bizi düşündürecek bir sosyal medya kurgusu hikayesi paylaşayım ki örnek olsun.

    "Bir adamı çalışmak için Doğu Almanya'dan Sibirya'ya göndermişler.

    Adam mektuplarının sansür görevlilerince okunacağını biliyormuş, bu yüzden daha gitmeden dostlarına, "aramızda bir şifre belirleyelim. Benden aldığınız mektup sıradan mavi mürekkeple yazılmışsa doğrudur, kırmızı mürekkeple yazılmışsa yanlıştır." demiş.

    Bir ay sonra dostları ondan ilk mektubu almışlar. Mektup mavi mürekkeple yazılıymış ve mektupta şöyle deniyormuş:

    "Burada her şey harika, mağazalar tıka basa gıda maddesiyle dolu, sinemalarda güzel filmler var, daireler geniş ve lüks. Bulamayacağınız tek şey kırmızı mürekkep."

    İşte;  eleştiri o bulamadığımız kırmızı mürekkeptir.

    Aklımızın bir köşesinde bulunsun.

    **

    Sevdiğim laflar:

    “KÖTÜMSER SADECE TÜNELİ,

    İYİMSER TÜNELİN SONUNDAKİ IŞIĞI,

    GERÇEKÇİ İSE TÜNELİ, IŞIĞI VE GELEN TRENİ GÖRÜR.”

ARŞİV YAZILAR