Hediye Eroğlu

Hediye Eroğlu

İŞGALCİ GÖRÜNÜMLÜ HALK!


3.08.2026

Mersin’de atadan deden yüzyıllarca kamu arazilerini koruyup kollayıp, bir de üzerine ‘işgal’ parası ödeyip, yarattığı tarımsal üretim ile ülkeye ekonomik değer yaratmasına rağmen şimdilerde bu alanlarda istenmeyen HALK ne yapacak?

 

“Burası devletin yeter senin işlettiğin çık” denilip, milyonluk arazilerin el değiştirmesi sessiz sedasız devam ederken vatandaşın halini soran eden yok!

 

Bu arazilerin üzerine yapılan evler, binalar için elektrik, su, internet götürenler, cüzi kamulaştırma bedeliyle yurttaşın başının çaresine bakmasını bekliyor…

Hem de ses çıkarmadan!
İtiraz etmeden!..

 

Keza bölge siyasileri sus-pus!

Bir iki sesini çıkarak oluyor vatandaş bir bakıyorsun siyasiler hemen bölgeye çıkarma yapmış, ‘aman ha, çözeceğiz, ses etmeyin’ diyerek gaz ayıp sürecin devam etmesini sağlıyor.

alınıp, sürecin puslu havada devam etmesine adeta zemin hazırlıyor!

 

İyi de bu iş böyle ne olacak?

Kentimizde 4 tane üniversite var ama akademisyenler bölge için hayati önem taşıyan bu konuya eğilen yok!

 

El değiştiren araziler sonrası bölgede demografik yapının değiştiğine kafa yoran var mı?

YOK!

Tarımsal üretimin zaten zorlaştığı, çiftçinin üretimden koptuğu şu dönemde arazilerin beton yığınlarına kurman edilmesinin gelecekte bizi ne gibi tehlikelere sürükleyeceğini hesap eden var mı?

YOK!

Toprak yapısının yer altı su kaynaklarını bozulmasının ekolojik yaşama etkisini düşünen var mı?

YOK!

Bölgedeki yaban hayatı varlığı yaşamının bu gelişmelerden nasıl etkilendiğini önemseyen var mı?

YOK!

 

İnsanı, doğayı, canlıları düşünen yok…

Varsa yoksa hesap kitap!...

 

Ve Kızılderili bir atasözünün dediği gibi; Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.

 

Anlasak da iş işten geçmiş olacak!

Geri dönüşü olmayan bir yoldayız!

 

Ama biz insanlık için geri dönülmez bir yol bu!

Doğa kendini yeniler!

Bölgenin eski haline dönmesi yüzbinlerce yıl alabilir ama nihayetinde döner!

Peki insanlık devam edebilir mi?

İşte bu gidişle bu ihtimal ortadan kalkacak gibi!

Hem de bizzat bizim insanlığın eliyle…

ARŞİV YAZILAR