Yüksel Ekici

Yüksel Ekici

ELE VERİR TALKINI!..


3.04.2025

Ekmek ve emek hepimizindir…

    “Ülke ekonomisi siyasetin üstünde bir konudur… Üretim ve hizmetlerin ürettiği ekmek hepimizindir. Bu ekmek hiçbir partiye, toplumun hiçbir özel kesimine veya bir inanca ve ideolojiye ait değildir, hepimizindir. Yasal ve meşru hukuk zemininde, demokratik ve akılcı protestolar herkesin yasal hakkıdır. Ancak, 85 milyonun, işine, aşına, genel ekonomiye zarar verecek, sadece ses getirmesi uğruna büyük yararı yok sayan kararların ülkemizin ekonomisi ve demokrasisi adına bir yarar getireceğine inanmıyoruz. Çünkü yapılması istenen boykot kararı, amaçlanan hedefle ilgili değildir. Milletimizin arif anlayışına güveniyor ve sağduyu öneriyoruz. Emek de, ekmek de hepimizindir, zarar vermeyelim.”

    Kim diyor?.

    MTSO Yönetim Kurulu Başkanı H. Sefa çakır.

    Ekmek diyor.

    Emek diyor.

    Asgari ücrete laf bir şey dememiş.

    Emekliyi fark etmemiş.

    Hapisteki yazarı, çizeri, seçilmişi, bayramı içeride geçiren öğrencileri nedense hep  görmezden gelmiş.

    Bir türlü büyüyemeyen genç demokrasimizin sürekli sakatlanmasını dert etmemiş.

    Alış-veriş kelimesini özümseyememiş.

    Boykot kelimesine takılmış.

    Rahmetli Süleyman Demirel’in yürüyen işçiler için söylediği “bırakınız yürüsünler, yürümekle yollar aşınmaz” vecizesini duymamış.

    Kişilerin alış-veriş özgürlüğü ve hakkını kullanmasından yıkım mesajı alıp karşı mesaj verme gayretinin bahsettikleri algıdan ne farkı var diye sormak gerekir bu düşünceye katılanlara.

    Katılmazsınız ama katlanmak durumundasınız.

    Tıpkı size katılmayanlar ama katlananlar olduğu gibi.

    Kısacası;

    Vatandaşı alış-veriş üzerinden suçlu gibi zan altında bırakmak gayreti yerine, iktidara da muhalefete de itidal ve sağduyu çağrısı yapmak durumunda olduğunuz başında bulunduğunuz kurumun en önemli gerçeğidir.

    Ekonomiyi yönetenler bile eminim ki; sizler kadar telaş yapmamıştır.

    Düne kadar defalarca bu tür söylemlerde duyduk, olağanüstü tedbirler alındığını da gördük piyasa ekonomisi üzerinde.

    Üç harfliler hala gündemde.

    Soğancılar.

    Sarımsakcılar.

    Patatesciler unutuldu mu?.

    Seçildiğinde Mersin’in en büyük STK’sının başına “yeni bir şeyler söyleyebilecek birisi” geldi diye umutlanmıştık.

    Yanlış mı düşündük acaba diye soruyorum bu gün.

    “Alış-veriş yapabiliyormuyuz” diye sormak yerine “ucuz” siyaset yapılıyor koca kurum kullanılarak.

    Asgari ücret yetiyor mu?.

    Emekli pazara çıkabiliyor rmu?.

    Pazara çıkamayan insanların bir günlük üstelik yarım yamalak alışverişinden boykot olsa ne olur, olmasa ne olur diyen yok.

    Alış veriş tutkumuzu engelleyemiyoruz, mağaza, mağaza dolaşmaktan evlerimize gidemiyoruz sanki.

    Gönüllü olarak kepenk indiren işyeri sahiplerine ne diyecekler merak konusudur.

    Diyeceğim o ki;

    Konuyu ana fikrinden saptırmak bu kadar kolay olmamalı.

    Hele ki sorumlu koltuğunda oturanlar için.

    “Ekmek ve emek hepimizin” iriliğinde laf eden, ama anlamından bihaberler için bazı şeyler daha kolay olabilmeli.

    Mesela;

    -MTSO'nun  Marina'daki bir restoranda verdiği iftar yemeği için yüzbinlerce lira ödediği doğru mu sorusu cevapsız kalmamalı.

   - Bu yemeğe kaç kişi katıldı sorusu da.

   -Gerek varmıydı  diye de eklenmeli.

   - Gıda Yardım Kolisi meselesi de sorgulanmaya muhtaç;

   - Kaç liraya mal oldu?.

   - Kaç kişi faydalandı?.

    -Dağıtım kriterleri nasıl ve kimler tarafından belirlendi?.

    -Nasıl dağıtıldı?.

    Kent sevdalısı Abdullah Ayan soruyor günlerdir.

    -Yeni meclis ve yönetimin oluştuğu şu son dönemde MTSO kaynaklarıyla kaç kişi, kaç kez Kıbrıs ve diğer ülkelere gitti?.

   -Kaç kişi!.

  -Kaç kez!..

   -MTSO'nun giden vali için verdiği yemeğin 400 bin liraya mal olduğu doğru mu?

    -O yemeği önerip itibarı hanesine yazan bir iki ismin üstüne düşen parayı ödeyip ödemediği hakkında oda üyelerine aydınlatıcı bilgi verildi mi?.

    Ve dahası;

    -Oda yönetim ve meclisinden 23 kişinin 9 Nisan' da çıkacakları Çin seferi hazırlıkları ne durumda?.

    -Bu seferi hangi seyahat şirketi organize etti?.

    Aslında bir günlük kişisel alışveriş boykotu yapmak yerine kurum üyelerinin MTSO yönetimini ve meclis üyelerinin bu konulardaki sessizliğini boykot etmeleri, eleştirmeleri daha mantıklı ve yerinde olur.

    Bir günlük boykot bitti.

    İnsanlar tercihlerini, haklarını medenice kullandı.

    Ne oldu?.

    Battık mı, dünyamı yıkıldı?.

    Fabrikalar mı kapandı?.

    Kaç esnaf sırf bu yüzden iflas etti?.

    Mesajı veren verdi;

    Alan aldı.

    Hepsi bu.

    Ülkedeki ekonomi ile ilgili tüm STK’lar için söylüyorum.

    Ülke ekonomisinde şayet bir kara delik varsa sayenizdedir herhalde.

    **

    Sevdiğim Laflar:

    “AĞACA ÇIKAN KEÇİNİN DALA BAKAN OĞLAĞI OLUR!..”

   

   

ARŞİV YAZILAR