Mersin Üniversitesi (MEÜ) Diş Hekimliği Fakültesi öğretim elamanı Dr. Öğr. Üyesi Onur Etöz, TÜBİTAK destekli projesiyle gece plaklarındaki bisfenol ve mikroplastik salınımını mercek altına alacak.
MEÜ Diş Hekimliği Fakültesi öğretim elemanı Dr. Öğr. Üyesi Onur Etöz’ün yürütücülüğünü üstlendiği “Diş Hekimliğinde Kullanılan Rezin Bazlı Apareylerin Bisfenol-A ve Mikroplastik Salınımının Deneysel ve Analitik Yöntemlerle İncelenmesi ve Toksikolojik Risk Değerlendirmesi” başlıklı 1001 projesi, TÜBİTAK tarafından desteklenmeye hak kazandı. Proje ile diş hekimliğinde giderek yaygınlaşan 3D yazıcı üretimi rezin apareylerin (gece plakları) ağız içindeki mikroplastik ve bisfenol salınım seviyeleri araştırılacak.
HASTALARIN "TUHAF TAT" ŞİKAYETİ ÇIKIŞ NOKTASI OLDU
Projenin çıkış noktasını hastaların klinik gözlemlerinin oluşturduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Onur Etöz, hastaların plakları ilk taktıkları günlerde yaşadıkları "ağzımda tuhaf bir tat var" şikayetinden yola çıktıklarını ifade etti. Ön çalışmalarda bu plaklardan mikroplastik benzeri partiküller ve bazı monomer kalıntıları saptadıklarını kaydeden Etöz; sıcak, nemli, sürekli hareketli ve enzimlerle dolu olan zorlayıcı ağız ortamında bu salınımın gerçekten olup olmadığını ve vücudun buna nasıl tepki verdiğini detaylıca inceleyeceklerini söyledi.
ÜÇ AŞAMALI KAPSAMLI GÜVENLİK TESTİ
"Bu malzeme güvenli mi?" sorusunu tek bir testle değil, kademeli bir zincirle cevaplamayı hedefleyen ve 36 ay sürecek olan proje üç temel aşamadan oluşuyor. İlk aşamada laboratuvarda, yapay tükürük ortamında farklı rezin malzemelerden salınan bileşenler ve mikroplastik partiküller ölçülecek. İkinci aşamada, saptanan bu konsantrasyonların bağışıklık sisteminin ilk savunma hücreleri olan makrofajlarda iltihabi bir yanıt oluşturup oluşturmadığı hücre kültürü testleriyle incelenecek. Son aşamada ise işin klinik boyutu devreye girecek ve plak kullanan hastaların tükürüğünde, diş eti oluğu sıvısında aynı belirteçlere ve ağız mikrobiyotasındaki değişimlere bakılacak. Bu kapsamlı sürecin verimli bir şekilde yürütülebilmesi için protetik diş tedavisinin yanı sıra analitik kimya, toksikoloji, hücre biyolojisi ve mikrobiyom alanlarından uzman meslektaşların yer aldığı çok disiplinli güçlü bir araştırma ekibi oluşturuldu.
DİŞ HEKİMLERİ İÇİN KANITA DAYALI REFERANS OLACAK
3D baskı teknolojisinin diş hekimliğinde hızlı, kişiselleştirilmiş ve ulaşılabilir tedaviler sunarak yaygınlaştığına dikkat çeken Etöz, teknolojinin yayılma hızının biyolojik güvenlik verisinin üretilme hızını geçtiğini vurguladı. Geliştirilen proje sayesinde hekimlerin malzeme seçerken başvurabileceği kanıta dayalı bir referans oluşturulması ve baskı sonrası işlemlerin salınımı ne kadar azalttığının ortaya konulması hedefleniyor. Çalışma ayrıca, dünya gündeminde olan mikroplastiklerin insan sağlığına etkileri konusunda ağız içinde uzun süre taşınan tıbbi cihazların rolünü inceleyerek küresel literatüre de önemli bir katkı sunacak.
"AMACIMIZ SORGULAYARAK GÖNÜL RAHATLIĞIYLA KULLANMAK"
Dijital iş akışlarını aktif olarak kullanan bir hekim olduğunu ve bu teknolojinin gelecekte altın standart olacağına inandığını belirten Etöz, projenin teknolojiye karşı olmadığını, tam aksine bu donanımların güvenlik profilini kanıtlamayı amaçladığını dile getirdi. Desteklerinden dolayı TÜBİTAK’a, Üniversite Rektörlüğüne ve Diş Hekimliği Fakültesi Dekanlığına teşekkür eden Etöz, genç araştırmacılara da seslenerek iyi araştırma sorularının büyük teorilerden ziyade günlük klinik sorunlardan doğabileceği tavsiyesinde bulundu.
