Bizim Beyefendinin meclisi Eylül ayının ilk toplantısını önceki gün yaptı.
Beyefendi’nin meclisi derken ironi yapmıyorum.
Toplantıdaki uyumu görünce iyice emin oldum ki Beyefendi tüm meclisi tek vücut yapmayı başarmış.
Bu nedenle Beyefendi’yi tebrik ediyorum.
Haliyle bu birlik ve beraberlik muhakkak ki Beyefendinin şehri yönetmesine katkı sağlayacaktır.
Çok parçalı, çok partili bir meclis yerine tek vücut olmuş bir meclis şehrimize daha çok yakıştı düşüncesindeyim.
Toplantıda da bunu gördük zaten.
Beyefendi aykırı seslere izin vermedi.
İnsicamı bozdurmadı.
Şöyle huzur içerisinde bir meclis seyrettik.
Başka neler oldu derseniz anlatayım.
Torosların başkanı olan Beyefendi yine para meselesinden şikayetçi oldu, uzun uzun derdini anlattı.
Derdi genel aydınlatma giderlerinin arttırılması ve geriye dönük uygulanmasıydı.
Bu Beyefendi’nin dışında hiçbir belediye başkanının konuyla ilgilenmemesi ise ilginç bir durumdu.
Devamında; “DSİ kanallarına biz bakacaksak bütçemizde olmalı” diyerek mali disiplin konusundaki tavizsiz tutumunu sürdürdü.
Başka ne oldu derseniz kısa kısa özet vereyim;
Her ortamda “Mersin huzur ve barış kentidir” propagandası diyen Beyefendi bu defa bizi şaşırttı.
Beyefendi “Mersin’in kriminal meselelerle anılması hoşuma gitmiyor” dedi ve ekledi.
“Bu durum antipropaganda niteliğindedir.”
Demek ki Beyefendi yönettiği şehri tanımaya başladı.
Buda kardır deyip bir başka konuya geçeyim;
Kayda değer tek konu plastik atıklarla kimin mücadele edeceğiydi.
Mesele “iş” yapmaya geldiğinde belediyeci takımı daha önceki yıllarda olduğu gibi top hep orta sahada dolaştırdı durdu.
Kendi icatları “yetkisizlik” topunu oyuna soktular.
Halk sağlığını umursamadılar.
Nasıl olduysa halkı korumak içinde olsa “bütçemiz yok” diyen çıkmadı.
Diyeceğim o ki;
Halktan bu kadar kopuk, uzak, duyarsız bir meclisi Mersin bu güne kadar hiç görmedi.
Son olarak Bizim Beyefendi’ye geleyim;
Bir platformda özetle şöyle konuşmuş Beyefendi:
“Vatandaşın bize aktardıkları karanlıkta bir el feneridir.”
Laf okkalı!.
Üstelik retorik!.
Ama uygulaması sıkıntılı.
Çavak Mahallesindeki bir gurup TOKİ’ci vatandaş bir süre önce toplanarak MESKİ’yi protesto ettiler.
Gerekçeleri MESKİ’nin su sorunlarını çözmemesi idi.
Beyefendi’nin de dediği gibi “el feneri” olmak istediler.
Dertlerini seslendirdiler.
Gazete olarak bizde seslerini duyurduk, mağdur vatandaşa “el feneri” olduk haber yaptık.
Bir de baktık ki; Beyefendi’nin MESKİ’si “iddialar gerçeği yansıtmıyor” diyerek gazetemize bir tekzip yazısı göndermiş.
Çalıyı dolandık, yazıyı yayınladık.
MESKİ’cilere bir tavsiye verip yazıyı bitireyim;
Keşke aynı yazıyı “el feneri” vatandaşa da gönderseydiniz!.
**
Sevdiğim Laflar:
“BOŞ ÇUVAL DİK DURMAZ!...”
ARŞİV YAZILAR