Akdeniz’i istila eden mikroplastik kirliliği üzerine uzunca bir süredir tartışıyoruz.
Neden oluyor?.
Nasıl oluyor?.
Kimler sebep oluyor?.
Kimler göz yumuyor?.
Kirliliğin merkezinde Mersin Körfezi var.
Haliyle gözler bizim üzerimizde.
Buna rağmen en az sesin çıktığı yer bizim Mersin.
Ne zamanki denize giremez hale geldik sesimiz yükselmeye başladı.
Sesimiz yükselmeye başladı dememe de o kadar aldırmayın.
Her zaman olduğu gibi adet yerini bulsun kafasından hareket ediyoruz.
Çevrecilerimiz bile yeni yeni zahmet edip asli görevlerinin ne olduğunu hatırladılar nihayet.
Oysa konu yeni değil.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mersin ve çevre illerde bir sürü denetim yapmış.
Kirlenmeye neden olan tesisleri bulmuş.
52 Tesise idari para cezası uygulamış.
19 Tesisin faaliyetini durdurmuş.
Yani bakanlık işini yapmış.
Buraya kadar prosedür olabileceği kadar işlemiş.
Sıkıntı bundan sonra Mersin ve çevre iller için.
Kimse “kim bu çevreyi katleden tesisler” diye sormamış.
Kimseden kastım sade vatandaş değil kocaman kocaman kurumlar ve yetkilileridir.
Ticaret ve sanayi odaları ses çıkarmamıştır mesela.
Belediyeler yetki kalkanına sığınmış “adımız hıdır, elimizden gelen budur” kafasıyla çevrenin katledilmesine göz yummuşlardır.
Hatta bazıları kirlenmeye katkı bile vermişlerdir.
Göksu nehrini kirlettiği için bakanlıkça para cezasına maruz kalan belediyemizi hatırlayanlarımız vardır mutlaka.
Malum belediye başkanı olay ortaya çıktığında kürsüsünde kükremiş “itiraz ettik, mahkemeye gideceğiz” mealinde afra tafra yapmıştı.
Bu güne kadar ne o malum başkan konuyu açtı, ne de bir kişi çıkıp “ne oldu o iş” diye sormadı.
Şimdi anlıyoruz ki bu kirletme işinin bir yerinde yine bazı belediyelerimiz olabilir.
Bakanlık Akdeniz’i kirletenleri açıklarsa bu katliama sebep olanları da, göz yumanları da öğrenebiliriz.
“Kim bunlar” sorusu ciddi anlamda bir tek Anahtar Parti Mersin İl başkanlığından geldi önceki gün.
Yerel medya kulağının üzerine yattı, duymazdan geldi.
Duyanlarda konuya uzaktan bakıp hak ettiği önemi vermedi ne yazık ki.
Yani sürekli öpülüyoruz ama; kimin öptüğünü dert etmiyoruz hallerindeyiz.
Züğürt tesellisi gibi olacak ama söylemeden geçmeyeyim;
İnşallah öpmekten ileriye gitmezler gari.
**
Sevdiğim Laflar:
“ÇÜRÜK TAHTA ÇİVİ TUTMAZ!...”
ARŞİV YAZILAR