Büyükşehir değil, koskoca bir köy sanki!..
Ah Mersin’im ah!..
“Akdeniz’in incisi”, ülkenin “parlayan yıldızı”nın yıldızı sönmüş, incisini kuşlar kapmış.
Bir milyonu aşkın insanın yaşadığı kent merkezinde ‘kentlilik bilinci’ sıfırın altına inmiş.
Kentte yaşamanın sorumluluğunu, duyarlılığını unutmuş insanlar.
Saygı çoktan yitirilmiş zaten.
Ne kendine ne başkalarına ne çevresine ne diğer canlılara ne de doğaya saygı kalmış.
Oysa kentte yaşamak büyük bir sorumluluktur.
Bu sorumluluğu kabul etmektir.
Ama ne yazık ki, sorumsuzluk diz boyu..
En çarpıcı örneklerden biri İstiklal Caddesinin hali pür melali.
Evet, gördükçe insanın içini bir keder kaplıyor.
Sadece kederle de kalmıyor, sinir katsayısı anında tavan yapıyor.
Büyükşehir Belediyesinin düzenlemesinin ardından tek yön olan ama içinden iyice çıkılmaz hale gelen zavallı cadde.
Dile gelse de çektiği ıstırabı anlatsa!
Akşam saatlerinde bu caddeden yaya ya da araçla geçmek büyük hüner istiyor.
Özellikle tren istasyonu ile Özgür Çocuk Parkı arasında kalan bölümü, akşam saat 8’den (20.00) sonra bir geçin de görün durumu.
İnanılmaz bir kaos yaşanıyor.
Zaten çift taraflı araç parklarıyla iyice daralan caddede, isteyen istediği yere ikinci sıra park edip gidiyor aracını.
Yetmiyor, dörtlüleri yakan caddenin ortasında duruveriyor aniden.
Trafik aksamış, arkasında araç kuyrukları uzayıp gitmiş, kimin umurunda!
Geçit vermez bir yolda debelenip duruyorsunuz bir metre daha kat edebilmek için.
Yayalar ise aniden caddeye fırlıyor, size de acı acı frene basmak kalıyor.
Korna sesleri sürücülerin haykırışlarına, yayaların her an dövüşmeye hazır halleri bağırış çağırışlara karışıyor.
Kaldırımların içler acısı halini, işgalleri ne siz sorun ne ben anlatayım!..
İlginçtir, kimsenin umurunda değil tüm bu yaşanan kargaşa.
Ne valilik ne emniyet teşkilatı ne Büyükşehir Belediyesi bir adım atıyor bu kaosu çözmek için.
Bu karmaşanın kente renk kattığını mı düşünüyorlar acaba?
Vah Mersin’im vah!..
Ne çektin be yıllardır.
Çektiklerin yetmiyor ne çekiyorsun be yıllardır.
‘Çektiren utansın’ diyeceğim de utanma kaldı mı ki?!..
‘Sanki’ değil, koskoca bir köy artık Mersin.
ARŞİV YAZILAR