Yüksel Ekici

Yüksel Ekici

TEKNİK OTURMADI!...


21.05.2026

    Hafta başı yazımda kendi kendime kahırlanıp bundan sonra stil değiştirip teknik teknik yazma kararı aldım demiştim ya!...

    Bu da yetmezmiş gibi;

    “Bundan sonra “dert üstü, muradüstü” bir gazetecilik yapma düşüncelerim de var.

    Üstelik;

    Yapanlardan ne eksiğim var?.

    Teknik olarak yani” diyerek yazının kuyruğunu bağlamıştım ya.

    Keşke demeseymişim!.

    “Vurduğu çok, ölüsü yok” kabadayı gibi kaldım orta yerde.

    Derdüstü, muradüstü gazetecilik yapabilmek için taraf olmak gerekiyor.

    O da bende yok.

    Yandaşlık yok.

    Yoldaşlık yok.

    Yalakalık yok.

    Liboşluk hiç yok.

    Birilerinin kaşına, gözüne övgü düzemiyorum.

    Birilerinin boyunu, posunu, holivud gülüşlü duruşunu kalemime yazdıramıyor, karakterimle uyuşturamıyorum.

    Haliyle o malum gazetecilik üstümde durmuyor.

    Bende yol yakınken vazgeçeyim bu işten dedim.

    Zaten yeteri kadar var o kalemşörlerden.

    Sonra memlekete muhalif gazeteci de lazım değilmi?..

    Benim gibi laf anlamaz ormancı türü muhalifler olmasa liboş takımı kasteciler işsiz güçsüz kalır, perişan olurlar durup dururken.

    Yani;

    Ortalığı karıştırmaya gerek yok.

    Kırk yıllık Kani, olmuyor  Yani.

    Şairin “işçisin sen, işçi kal” dediği gibi;

    “Muhalifsin sen, muhalif kal Yüksel Efendi” dedim kendi kendime.

    En iyi teknik yine kendimin tekniği diyerek bir de gaz verdim özüme.

    Yani;

    “Verirsen doyur, vurursan duyur!..”

    Varsın birileri hak kapıyı çalana kadar bu memleketi ben yöneteceğim diye dünyayla inatlaşıp dursun.

    Varsın birileri “Dayım At olur” aklıyla pekmez kazanın dibinde konuşlanıp pekmez damlarsa kaçırmayıp yalayayım diye bekleşsin.

    Varsın birileri Siyasi Beyefendilerin gölgesinde dolaşıp kendilerine kamusal avantaj sağlayarak “adam” sayılacaklarını zannetsinler.

    Örnek çok.

    Ben kısa keseyim;

    “Özgürlük” gibisi yok kardeşim.

    Akıl özgür.

    Kalem özgür.

    Emir alacak efendi yok.

    Kafasına kuş kondurulacak Beyefendi yok.

    Bir keyfim var,  birde keyfimin kahyası.

    Demem o ki;

    Aklım başımda dursun.

    Hasan Dağı onların olsun.

    Özet ne derseniz, hemen söyleyeyim.

   Allah kimseyi Fransa Kralı XIV. Lui etrafındakilere “saat kaç diye sorduğunda “majesteleri kaç olsun istiyorsa” diyenlerin durumuna düşürmesin!..

    Amin..

    **

    Sevdiğim Laflar:

    “ISLANMIŞIN YAĞMURDAN KORKUSU OLMAZ!..”

   

   

ARŞİV YAZILAR