Yüksel Ekici

Yüksel Ekici

YANLIŞLARA ŞERBETLİYİZ!..


24.03.2026

    Bilindik anekdottur:

    Hani adamın biri demiş ya;

    “Bu dünyada beni bir kişi anladı; o da yanlış anladı..”

    Özellikle Mersin için söylüyorum:

    Durumumuz aynen böyledir.

    Son dönemde tatsız olaylar silsilesinin içindeyiz.

    Soruşturmaydı, aşeviydi derken en sonunda bir yerel belediye başkanıyla devam ediyor tatsız gündem.

    Olaylar tatsız olmasına tatsızda kamuoyundaki yansımaları daha da tatsız, anlamsız, yer yer seviyesiz.

    Şarkıdaki gibi:

    Nereden baksanız tutarsız.

    Sevme ve yerme ilişkilerimiz dengesiz.

    Hep böyleydi zaten.

    Böylede devam edecek gibi duruyor.

    Bir kesim var ki söz konusu üç olayda da tartışmasız korumacı, kollamacı bir dürtü ve körlük içerisinde.

    Diğer büyük bir kesimde “vur abalıya” kafası ile ver yansın ediyor ortalığı yaygaraya boğuyor.

    “Sen kendine bak” diyen kalabalığa “asıl sen kendine bak diye cevap verme gayretinde karşı kalabalıklar.

    Hak, hukuk adalet ise eziliyor bu kalabalıklar arasında.

    Akıl altta kalıyor bu kentte sürekli.

    Küçük bir kesim daha var:

    “Gerçek ortaya çıksın, eksik, yanlış, yakışıksız bir durum varsa bırakın  adalet işlesin, hak yerini bulsun demeye çalışan.

    Ama yaratılan bu kakofoni ortamında sesini duyuramıyor.

    Demeye çalıştığım şudur.

    “Senin arsız, benim arsız” seviyesindeki çemkirmelerden kafamızı kaldırıp asıl sorunumuzun yaratılan bu husumet iklimi olduğunu anlamıyoruz.

    Anlamak istemiyoruz.

    Anlayanımızda yanlış anlıyor.

    Sosyal medyada rastladığım fıkra hırkası giydirilmiş bir yazıyı ekliyorum yazının sonuna.

    Yanlış anlama halimize hem ışık tutsun, hem de yüzlerimize bir tebessüm kondursun düşüncesindeyim.

    mevcut psikoz halimizi de görmüş gibi oluruz gari.

    **

    Amerika'da 22 no'lu karayolunda, devriye görevi yapan bir otoyol polisi arabasından yolu takip ederken, bir araba görmüş. Bu aracı radarla incelemiş ve minimum 50 km. ile gidilmesi gereken yolda bu aracın tam 22 km./saatle gittiğini fark etmiş. Bu araba yolu tıkıyormuş. Ve aracı durdurup sürücüyü uyarmaya karar vermiş. Ve aracın peşinden gidip aracı durdurmuş, birde ne görsün.

Aracı kullanan çok yaşlı bir teyze. Ve yanında da bir köpek var. Polisi görünce yaşlı sürücü:

    - Polis bey çok mu hızlı gidiyordum? Diye endişe ile sormuş.

    Polis demiş ki;

    - Hanımefendi, hızlı değil, aksine çok yavaş gidiyorsunuz. Bu durum bütün otoyol trafiğini etkiliyor! Radardan gördüğüm kadarıyla 22 km. hızla gidiyorsunuz.

    Yaşlı teyze:

    - Ama, otoyolun girişinde 22 yazıyordu ve bende bu hıza uymak istedim!

    Polis:

    - Teyzeciğim, o 22, otoyolun numarası. Bu yolda minimum 50 km hızla gitmelisiniz.

    - Kadın tamam, bundan sonra hızlanacağım demiş.

    Polis tam kendi arabasına giderken, gözü yine yanda oturan, sessiz, hareketsiz  adeta donmuş gibi duran köpeğe kaymış ve sormaya karar vermiş sürücüye.

    - Teyzeciğim bir şey sorabilir miyim?.

    Bu yanınızda oturan köpeğin nesi var? Çok korkmuş gözüküyor, sanki dilini yutmuş gibi!

- Valla bende anlamadım demiş kadın:

250 no'lu karayolundan çıktığımdan beri böyle!...

    **

    Sevdiğim Laflar:

    “HERKESE YORULDUĞU YERDE HAN YAPTIRMAZLAR!..”

ARŞİV YAZILAR