Türkiye, adeta bir şiddet sarmalına sürüklenmiş durumda.
Toplumsal çöküş, toplumsal geriye gidiş son hız devam ediyor.
Sağımız, solumuz, arkamız, önümüz şiddet.
İnsanlar birbirlerine saldırmak, birbirlerinin canını yakmak, hatta birbirlerinin canını almak için bahane arıyor sanki.
Sinirlenip geçip gideceğimiz olaylar bile artık yaralanmalar ve can kayıplarıyla sonuçlanıyor.
Yahu araba park yeri yüzünden insanlar birbirlerini öldürüyor bu ülkede.
Trafikteki yol tartışmaları adeta katliama dönüşüyor artık.
“Önüme geçeni vururum” diyerek iki kişiyi gözünü kırpmadan öldürenler var artık bu ülkede.
Üstelik yaptığından ‘onur duyduğunu’ söyleyecek kadar gözü dönmüş insanlar var artık.
Çocuk çeteleri var artık bu ülkede.
Suça itilmenin ötesinde suç işlemesi için yetiştirilen çocuklar var artık.
Kalem tutması gereken ellerinde silahlarla bıçaklarla can alıyor bu çocuklar.
Çocuk çocuğu öldürüyor bu ülkede yahu.
Daha ortaokul, lise çağındaki gençler, ipe sapa gelmez nedenlerle birbirlerine giriyorlar.
Okul önleri boks ringine dönüyor.
Bir de bunu cep telefonuyla kayda alıp ‘gururla’ yayınlıyorlar sosyal medyadan.
Adına da ‘akran zorbalığı’ deniyor.
Bu bildiğiniz şiddet işte!
Zorbalığın çok ötesine geçmiş bir şiddet.
Daha bu yaşta şiddeti gurur vesilesi yapan gencecik kızlar, erkekler ileride ne yapmaz?
Düşündükçe ürküyor insan.
Düşündükçe korkuyor insan.
Düşündükçe dehşete düşüyor insan.
Hoşgörü, anlayış, empati kalmadı.
Kimse birbirini anlamak istemiyor.
Kimse birbirine hoşgörü göstermiyor.
Kimse empati yapmıyor.
Kimse birbirine gülümsemiyor.
Oysa gülümsemek bulaşıcıdır.
Sevgi bulaşıcıdır.
İyilik bulaşıcıdır.
Hoşgörü bulaşıcıdır.
Bir gülümseme bütün sinirleri, gerginlikleri siler süpürür.
Bu şiddeti en aza indirmenin en kolay yoludur hoşgörü.
Kavgadan kaçınmanın anahtarıdır anlayış.
Bu şiddeti durdurmanın, bu toplumsal çöküşü onarmanın en kestirme yoludur sevgi.
Yolumuz hep sevgiden, iyilikten, hoşgörüden geçsin artık lütfen.
Bu şiddet son bulsun..
ARŞİV YAZILAR