Ortak kullanım alanlarımızdaki imalatlar kırılıp dökülüyor, parklar kirletiliyor insanlık düşmanı Vandallar tarafından.
Karacaoğlan ve Elif’inin kolları kırılmış atılmıştı vandallar tarafından yıllar önce.
Anamur’daki Mamure Kalesinin tarihi topu korunamamış, çalınmış ve bir daha da bulunamamıştı,
Uzun yıllara direnmiş ama belki tarih hırsızları belki de akılsız hurda satıcılarının elinde yitip gitmişti koca top.
Rahmetli Okan Merzeci’nin elleri de aynı vandalizmden payını almıştı hatırlayalım.
Türkiye’nin ilk kadın belediye başkanı; Mersin’imizin gurur kaynağı Müfide İlhan’ın heykeli de nasibini almıştı çağdışı kafalardan.
Heykellerimizi kırıp döküyorlar, tarihsel miraslarımızı parça parça götürüyorlar..
Bu sanat düşmanlığımıdır, eritip üç kuruş para kazanma hırsımıdır, yoksa kara cahilliğin, akıl yoksunluğunun zirve yapmasından mı kaynaklıdır bilmem.
Bildiğim bir şey var ise insanlık ölçülerimizi yerinden oynatacak kadar kötü ve çok zorlu bir süreçten geçtiğimizdir..
Bu geçiş ise ileriye değil, sürekli geriye doğru..
Ortaçağın karanlığına doğru bir sürükleniş, bir tükeniş..
Eğitim, kültür ve ekonomik alandaki gerilemelerin yarattığı bir karabasan yaşıyoruz ülke olarak.
Kadına, küçücük çocuğa uygulanan şiddetin, cinayetlerin arkasında da bu durum yatıyor.
Yakılan ormanlar, kesilen ağaçlar, zehire bulanan topraklar.
Ağacı zehir enjekte ederek öldürme operasyonu bile gördü gözlerimiz.
Cahilliğe, fakirliğe, biat kültürüne mahkum edilen toplumlarda vardır böylesine yıkıcı çöküşler.
Cahil cesareti bir tek bizim gibi ülkelerde prim yapar.
Yozlaşma arttıkça Türkiye’de hiçbir şeyin değeri kalmıyor.
Kadının, kızın, çocuğun, canlının, sanatın, sanatçının, tarihin, insanlığın, yaşamın.
Her şeyi hızla tüketiyoruz ve artık utanmıyoruz da..
“Geri dönülmez yoldayız ve tam gaz gidiyoruz” desek yerimidir?.
Bence yeridir.
**
Sevdiğim Laflar:
“KRAL ISIRMAZ; KÖPEĞİ ISIRIR!..
ARŞİV YAZILAR