Yüksel Ekici

Yüksel Ekici

BÖYLE GELMİŞ, BÖYLE DE GİDER!..


5.02.2026

    Yazıya empati yaparak ve gevşeyerek başlayalım:

    Felsefe dünyasında Sokrates’e ithaf edilen aklın kullanımı ile ilgili ünlü ilginç bir felsefik örnekleme vardır:

    “Bir eşek beni tekmelese, onu mahkemeye mi veririm; yoksa ben de tekme mi atarım?”

    Sokrates’in örnek olarak eşeği seçmesi bir tesadüf değildir.

    Eşek, akılla değil içgüdüyle davranan, ne yaptığının ahlâkî veya mantıksal hesabını yapmayan bir varlıktır.

    Bu sebeple Sokrates aslında şunu sorar:

    Aklı olmayan bir varlığın eylemini, akılla cevaplayarak ciddiye almak gerekir mi?

    Bir eşek seni tekmelerse, ona dava açmazsın; çünkü hukuku anlayacak bir bilinci yoktur.

    Ona kızamazsın; çünkü kötülüğü seçmiş değildir.

    Ona tekme atarak karşılık veremezsin; çünkü bu seni haklı kılmaz, sadece seni de eşekleştirir.

    İşte metaforun asıl önermesine gelmiş bulunuyoruz:

    Her saldırı, muhatap alınmayı hak etmez.

    Eşek elbette eşekliğini yapıp tekmeyi atacaktır.

    Ancak Sokrates burada bizi aklın ilkesiyle hareket etmeye çağırır ve bizlerden şöyle dememizi bekler:

    “Sen başka bir düzlemde davranıyorsun, ben oraya inmeyeceğim.”

    Günümüzde yaşasaydı eğer Sokrates hala bu meseleye yanıt bulmak için kafa yoruyor olurmuydu bilemem.

    Ama kafasının daha da karışacağından adım gibi eminim.

    Tükenmeyen işler bizde.

    Sonucu olmayan ama hiç bitmeyen kavgalar bizde.

    Birbirlerini anlamamak adına sonsuz inatçı bir toplum bizde.

    Bence Sokrates bu günlere yetişemediği ve özellikle bizim ellerde yaşamadığı için çok şanslıymış diyeyim gümümüze geleyim.

    Yağmur yağdı sel oldu.

    Üzerinden günler geçti ama hala ne oldu, neden oldu, ne yapmalıyız tartışmasını bitiremedik gitti.

    Bitiremeyiz de.

    Ne yaparız peki?.

    Unuturuz.

    Dün yaptığımız gibi.

    Üç beş gün geçsin hele dediğim gibi olur.

    Geriye ne kalır derseniz;

    Goy goy kalır derim.

    Sahada göremediğimiz belediye başkanları örneğin.

    Belediye meclis üyeleri.

    Kürsüde konuşurken mangalda kül bırakmayan milletvekilleri.

    İrili ufaklı STK’lar.

    Sayısını bilemediğimizMeslek Odaları.

    Çare üretmezler, aramazlar.

    İşe yaramazlar.

    El’in eşeğini ıslık çalarak arayanlar gibi biraz daha çene yapar sonra kendi dünyalarına dönerler.

    Dün yaptıkları gibi.

    Bugünde öyle yapacaklardır.

    Bize kalansa bir atasözüdür;

    Tırnağın varsa başını kaşı!..

    **

    Sevdiğim Laflar:

    “EMMİM, DAYIM HEPSİNDEN ALDIM PAYIM!..”

ARŞİV YAZILAR