Dün tamamlanan CHP kurultayı için Cuma günü yazdığım yazının sonunu şöyle bağlamıştım.
“Cam tavanlar hikayedir.
Kırılması gereken partinin içerisine sokulduğu güvensizlik kabuğudur.
Ve o kabuk ancak içeriden kırılabilir.
İşte bu kurultaydan böyle bir işaret, bir ışık alıp alamayacağımızdır benim için önemli olan.
Demem o ki:
Ya;
Atatürk’ün partisini geri verin;
Ya da:
Layık olun!..
Akıllarınızı başınıza alın.
Yarın hiç olmayabilir!.”
**
Kurultayı dikkatle izledim.
Çok sonuçlu bir kurultay izlenimi oluştu bende.
Yani;
İşaret aldım.
Işık gördüm.
Kabuk kırma çabasının izlerini hissettim.
Bundan sonrası verilen işaretin tabanı ve genel seçmeni nasıl etkileyeceği meselesidir.
Yakılan ışığın neyi ne kadar aydınlatacağı meselesidir.
Mesele verilen mesajların öznesinin dilden kolayca çıkması değil, akıllardan ve uygulamalardan hiç sapmadan, dönmeden yürütülmesidir.
Olur mu derseniz;
Zaman bize gösterecektir derim.
Kurultay’ın kazananı elbette ki Özgür Özel’dir.
2 Yıl içinde 4 kez kurultaya gitmek nasıl eşine az rastlanır bir durum ise 4 kez kazanmak da öyledir.
Öncelikle irade, inanç ve azim gerektirir.
Özel bunların kendisinde olduğunu ispatladı artık.
Koltuğunu sağlamlaştırdı.
Parti içi muhalefeti uzunca bir süre için susturdu.
İmamoğlu’nun gölgesinden çıktı.
Görünür bir numara artık bizatihi Özgür Özel’dir.
Olası olumsuzluklar düşünüldüğünde potansiyel Cumhurbaşkanı adayı da artık Özeldir.
Tek adamdır artık.
Siyasette bugün atılan adımların yarınlarda kimleri nereye götüreceğinin adı siyaset mühendisliğidir.
Nasıl yapılacağını gördük hafta sonu.
Demem o ki;
Kurultayın her açıdan kazananı Özgür Özel’dir.
Uzak ara.
Açık farkla.
Önümüzdeki günler için düşünülmesi gereken soru ise parti adınadır.
Şöyle sorayım;
CHP kazanmışmıdır?.
Sihirli kelime iktidardır bu yürüyüşte.
Mazeret dönemi bitti bu kurultayla.
Sonuç alma dönemidir artık.
**
Sevdiğim Laflar:
“YA BİR YOL BUL, YA BİR YOL AÇ, YA DA YOLDAN ÇEKİL..”
ARŞİV YAZILAR