Mersin’deki Akkuyu Nükleer Santrali’nin devreye girmesiyle elektrik piyasasında fiyatların artacağını belirten Elektrik Mühendisleri Odası, yüksek alım garantileri nedeniyle oluşacak zararın hazineden karşılanacağına ve faturanın doğrudan yurttaşa kesileceğine dikkat çekti.
Haber Merkezi
İş cinayetleri, zehirlenme vakaları, salgın hastalıklar, kötü çalışma koşullarıyla sıkça gündeme gelen Akkuyu Nükleer Santrali'nin akıbeti belirsizliğini koruyor.
Santralin birinci reaktörünün 2026 yılında devreye alınacağına dair birçok açıklama yapılmıştı. Ancak Ağustos ayına gelinmesine rağmen, santralin devreye alınacağı net tarih hâlâ ilan edilmedi.
Elektrik Mühendisleri Odası'ndan (EMO) yapılan açıklamada türbin testleri tamamlanmış olsa da en kritik eşik olan reaktöre gerçek yakıt yüklenmesi aşamasına henüz gelinmediği vurgulanarak, ünitenin bu yıl içinde devreye alınmasının büyük olasılıkla mümkün olamayacağı öngörüsünde bulunuldu.
Normal koşullarda bir nükleer reaktörün devreye alma sürecinin 12 ila 18 ay sürdüğüne dikkat çeken EMO, reaktöre gerçek yakıt yüklenmesi ve "kritikleşme" sürecine henüz ulaşılmadığını belirterek, "Tüm testler olumlu sonuçlanırsa, ünitenin bu aşamadan sonra 2027 yılının ilk çeyreğinde veya ilk yarısında devreye alınması olasıdır" dedi.
FATURA HALKIN VERGİLERİNDEN ÇIKACAK
Açıklamada, santralin devreye girmesiyle birlikte yurttaşın karşılaşacağı sorunlar sıralandı.
EMO, Piyasa Takas Fiyatı üzerinden elektrik fiyatlarının yükseleceğine, EÜAŞ'ın yüksek bedelle alacağı elektriğin düşük fiyattan satılmasıyla oluşacak zararın hazineye, yani yurttaşın vergisine kalacağına, santralin gelirinin yurt dışına aktarılabileceğine işaret etti.
“DOĞACAK ZARAR DA HAZİNEDEN, YANİ YURTTAŞLARIN ÖDEYECEĞİ VERGİLERDEN KARŞILANACAK”
Açıklamada şu teknik detaylara dikkat çekildi: “Akkuyu NES, öteki santrallar gibi 'yük al–yük at' komutlarında esnek değildir ve ilgili yasada Akkuyu NES'in tüm üretiminin sisteme verileceği açıkça belirtilmiştir. Akkuyu, ilk ünitesinin üretiminin yüzde 70'ini EÜAŞ'a 12,35 cent/kWh bedelle (Rosatom talep ederse 15,33 cent/kWh bedelle) satacak, kalan yüzde 30'unu ise tepe fiyattan piyasaya teklif edecektir. Bu durumun ortalama Piyasa Takas Fiyatı‘nı (PTF) belirli oranda yükselteceği matematiksel olarak ortadadır.
EÜAŞ'ın yukarıda belirtilen bedelle satın alacağı bu elektriğin yüzde 70'lik bölümü, alış fiyatının yaklaşık yarısından daha düşük bir bedelle — yani yaklaşık 4-5 cent/kWh'den — piyasaya ya da doğrudan perakende satış ve dağıtım şirketlerine satılacaktır. Buradan doğacak zarar da hazineden, yani yurttaşların ödeyeceği vergilerden karşılanacaktır."
“CANLILARIN OKSİJEN İHTİYACI ARTACAK, MİKRO ÖLÜ BÖLGELER OLUŞACAK”
EMO, santralin çevreye vereceği olası zararlar konusunda da kritik uyarılarda bulundu. Özellikle Doğu Akdeniz'de mevsimsel deniz suyu yüzey sıcaklığının 32 derecelere ulaştığına dikkat çeken oda, santralin soğutma suyu deşarjının zaten tolerans sınırında olan deniz ekosistemi üzerinde yıkıcı etkiler yaratabileceğini kaydetti.
ÇED raporunda yer alan ve sıcaklık artışını yasal sınırların altında gösteren verilerin, "mutlak sıcaklık eşiklerini" göz ardı ettiğini belirten EMO, "Bu durum, suyun çözünmüş oksijen kapasitesini en dip seviyeye düşürürken canlıların metabolik oksijen ihtiyacını artırmakta ve mikro ölü bölgeler oluşturma tehlikesi barındırmaktadır" ifadelerini kullandı.
