Mersin’de gazeteci İsmail Arı’ya özgürlük çağrısı

24 Mart 2026 Salı 17:23

Mersin’de gazeteci İsmail Arı’nın tutuklanmasına tepki büyüyor. BirGün Okur İnisiyatifi üyeleri sokakta “Gazetecilik suç değildir” diyerek ses yükseltirken, yapılan açıklamada bu tutuklamanın yalnızca bir gazeteciye değil, doğrudan halkın haber alma hakkına yönelik bir müdahale olduğu vurgulandı.

 

Haber Merkezi

 

Pozcu Koton Mağazası önünde bir araya gelen Birgün Okur İnisiyatifi üyeleri, basın açıklaması yaparak, tepkilerini dile getirdi. Grup adına konuşan Sol Parti İl Başkanı Çağdaş Oğul Arı, tüm itirazlara rağmen, “Gazetecilere dokunulmayacak, haberle ilgisi” yok denilerek yasalaştırılan Dezenformasyon Yasası’nın bir kez daha gazeteciyi hedef aldığını belirterek, “Haberden bir kez daha suç oluşturdu, haberci suçlu ilan edildi. Sonda söyleyeceğimiz şeyi başta söyleyelim, gazetecilik suç değildir.

Birgün gazetesi muhabiri İsmail Arı, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlamasıyla Tokat’ta gözaltına alındı. Arkadaşımız, dün sabah saatlerinde Ankara’ya getirildi. Akabinde savcılık kollukta verilmiş ifadesi sonrası direk tutuklama talebiyle mahkeme sevk etti ve yıldırım hızıyla tutuklandı.

Arı’nın gözaltına alınması, gazetecilere yönelik bir gözdağıdır. Haber ve habercilerle ilgisi olmadığı savunulan Dezenformasyon Yasası, bir kez daha gazetecilere karşı yargı sopası olarak kullanılmıştır.

Ancak bilinmelidir ki ülkedeki yoksulluk, yolsuzluk ve adaletsizlik giderek derinleşirken rüşvet ve rant çarkı hızla dönmeye devam ederken gazeteciler susmayacaktır. İnatla, ısrarla anlatmaya, onlar yazmaya biz meydanlarda haykırmaya devam edeceğiz. Bugün İsmail Arı üzerinden verilen mesaj açıktır. Yolsuzluğu yazmayın, rant düzenini teşhir etmeyin, adaletsizlikleri görünmez kılın” dedi.

 

“GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR”

Türkiye’de gazeteciliğin uzun yıllardır baskılarla, davalarla, göz altılarla, tutuklamalarla sınandığını savunan Arı, “Çünkü gazetecilik, bu topraklarda yalnızca bir meslek değil; halkın sesi olma mücadelesidir. BirGün Gazetesi de bu mücadelenin bir parçasıdır. Kurulduğu günden bu yana sermayenin değil halkın yanında duran, karanlığı değil gerçeği büyüten, suskunluğu değil sözü çoğaltan bir gazetecilik anlayışını temsil etmektedir. İsmail Arı’nın hedef alınmasının nedeni de tam olarak budur. Arkadaşımızın bayram günü aile ziyaretinde olduğu evi basarak alelacele neden tutuklandığını iyi biliyoruz. İsmail yolsuzluk dosyası haber yapmasın, depremde yakınlarını kaybedenlerin yaşadığı haksızlığı görmezden gelsin, kamu kaynaklarıyla semiren tarikat-cemaat-vakıf karanlığını yazmasın isteniyor. Arkadaşımız İsmail’in gözaltına alınmasının tek bir nedeni var, halkına ve mesleğine duyduğu sorumlulukla hakikatin peşinden gitmesi. Aylar önce, gazetecilik faaliyeti kapsamında yaptığı bir yayın nedeniyle gözaltına alınan arkadaşımızın önüne ifadesi sırasında, sosyal medya paylaşımları da getirildi. Diliyoruz ki bu, soruşturmayı derinleştirmek ve İsmail’i özgürlüğünden biraz daha mahrum etmek amacıyla yapılan bir uygulama değildir. Gazetecilik faaliyetinden suç üretilemez. Hiçbir baskı ve gözdağı bildiğimiz yoldan gitmemize engel olamaz.  Arkadaşımızın bize bir notu var. Tek suçum bu ülkede gazetecilik yapmak diyen İsmail, bizlere şu notu gönderdi:

‘Üç ay önceki bir video nedeniyle gözaltına alındım. Bayram ziyaretinden akşam alınıp 450 kilometre kat edip Ankara'ya getirildim. Dosyama yeni twitler ve eski videolarım eklenmeye devam ediyor. Sanıyorum ki tutuklanmam için dosya şişirilmek isteniyor. Zaten son bir yıldır beni tutuklamak için bahane arıyorlardı. Tek suçum bu ülkede gazetecilik yapmak. Gazetecilik suç değildir. Gazetecilerin yanında olun. Sevgiler.’ Evet,  İsmail’in de dediği gibi, tek suçu bu ülkede gazetecilik yapmak” diye konuştu.

 

“İSMAİL ARI’YA ÖZDÜRLÜK”

İsmail’in yanında olmaya devam edeceklerini vurgulayan Arı, “Kamuoyuna sesleniyoruz, haber hakkınız için bu hukuksuzluğa tepki gösterin.  İsmail’in yaptığı haberlerin yolu tabi ki Eskişehir’den de geçmektedir. Eskişehir’de öğretmeni tarafından istismar edilen çocukların, Beylikova müftüsü tarafından taciz edilen çocukların da sesi olmuştu İsmail. Adalet yerini bulsun diye var gücüyle gerçekleri anlatan, yazan arkadaşımız çocukların da sesi olsun istenmiyor, bunun da farkındayız.

Bizler biliyoruz ki; bu ülkede yoksulluk derinleşirken, adaletsizlik büyürken, rant düzeni daha da pervasızlaşırken gazetecilerin susması isteniyor. Ama biz susmayacağız. İnatla, ısrarla, gerçeğin peşinden gitmeye devam edeceğiz. Çünkü gazetecilik, sadece olanı yazmak değil; saklanmak isteneni ortaya çıkarmaktır. Çünkü gazetecilik, yalnızca haber değil; sorumluluktur. Çünkü gazetecilik, halk adına sormaktır, halk adına hesap sormaktır. Buradan yetkililere sesleniyoruz: Bu hukuksuz uygulamaya derhal son verin.
Meslektaşımız İsmail Arı’yı serbest bırakın. Ve buradan kamuoyuna çağrımızdır: Haber hakkına sahip çıkın.
Gerçeğin susturulmasına izin vermeyin. Bu karanlığı dayanışmayla aşacağız. Susmayacağız, İsmail’in aydınlattığı gerçekleri meydanlarda haykırmaya devam edeceğiz. İsmail Arı’ya özgürlük! Gazetecilik suç değildir” ifadelerini kullandı.