Liman işçisi direnişte kararlı!

5 Şubat 2026 Perşembe 16:57

Mersin’de sendikalı oldukları gerekçesiyle işten atılan liman işçilerinin direnişi 35 gündür devam ederken emekçileri ziyaret eden Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, “Taşeronluk modern köleliktir” tepkisi verdi.

 

Haber Merkezi

 

Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği AŞ (MIP) ve taşeron şirket Özgüneş Taşımacılık Forklift Hizmetleri Tic. ve San. Ltd. Şti. tarafından sendikalı oldukları gerekçesiyle işten çıkarılan 180 liman işçisinin direnişi 36. gününde sürüyor. İşçiler, sendikalı ve güvenceli biçimde işlerine geri dönme talebiyle mücadelelerini kararlılıkla sürdürüyor.

Direnişin 35. gününde limanı ziyaret eden Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, beraberindeki parti heyeti ve EMEP Mersin İl Örgütü yöneticileri işçilerle bir araya geldi. Ziyaret sırasında işçiler, “İşten atılan işçiler geri alınsın”, “Sendika anayasal haktır, engellenemez” sloganları attı.

 

“24 SAAT KÖLELİK KOŞULLARINDA ÇALIŞTIRILDILAR”

Ziyarette konuşan TÜMTİS Mersin Şube Başkanı Savaş Gürkan, işçilerin yıllardır ağır ve insanlık dışı koşullarda çalıştırıldığını belirterek şunları söyledi: “Bu bölümde çalışan işçiler, herhangi bir yasal engel olmamasına rağmen günde 16 saatin altına düşmeyen, kimi zaman 24 saate varan sürelerle, çok düşük ücretlerle çalıştırıldı. İşçi arkadaşlarımız bu kölelik düzeninin ancak sendikalaşmayla sona ereceğini görerek sendikamıza üye oldular.”

Gürkan, TÜMTİS’in çoğunluğu sağlamasının ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından toplu iş sözleşmesi yetkisi aldığını, TİS görüşmelerinin başladığını ancak işverenin iki oturumun ardından masayı terk ettiğini aktardı.

“İşveren, ‘Liman ihalesini alamadık’ diyerek 180 işçi arkadaşımızı kapının önüne koydu. Bu karar MIP ve Özgüneş Taşımacılık tarafından birlikte alındı. Bu açık bir sendikal kıyımdır. Tüm işçiler işbaşı yapana kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz.”

 

“TAŞERONLUK MODERN KÖLELİKTİR”

EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan da liman işçilerinin dünya genelinde en ağır koşullarda çalışan işçiler arasında yer aldığını vurguladı. Aslan, sendikalaşma gündeme geldiğinde patronların baskı ve işten atmalarla karşılık verdiğini belirterek şunları söyledi: “Liman patronları, işçiler ücretlerinin düzeltilmesini ve sendikalı çalışmayı talep ettiğinde adeta canavara dönüşüyor. Mersin Limanı onlarca yıldır pek çok direnişe sahne oldu ve liman işçileri bu mücadelelerden hep galip çıktı. Bugün de kazanacaklarından zerre kadar şüphemiz yok.”

Taşeronluk sisteminin yasalarla bilinçli biçimde yaygınlaştırıldığını söyleyen Aslan, bunun iş güvencesini ortadan kaldırdığını belirterek şunları söyledi; “Taşeronluk köleliktir. Patron istediği zaman işyerini kapatır, işçiyi tazminatsız kapı önüne koyar. Yasalar bu düzen işlesin diye esnekleştirildi. Oysa limanlarda ve tüm işyerlerinde esas işi yapan işçiler kadrolu, güvenceli çalışmalıdır.”

 

“YETKİ ALINIYOR, TİS YILLARCA MAHKEMELERDE SÜRÜNÜYOR”

Sendikal mevzuattaki engellerin işçilerin örgütlenmesinin önündeki en büyük baraj olduğunu vurgulayan Aslan, işyeri ve ülke barajlarının aşılmasına rağmen toplu sözleşme süreçlerinin yıllarca yargıda sürüncemede bırakıldığını hatırlattı.

Aslan, “İşçiler üç yıla yakın yetki almak için uğraşıyor. Yetki kesinleşiyor ama patron ‘ihaleyi alamadım’ diyerek işçileri kapının önüne koyuyor. Bu kabul edilemez. İşçiler derhal kadrolu ve güvenceli biçimde işlerine geri dönmelidir” dedi.

 

“SARAY DÜZENİ EMEKÇİLERE YOKSULLUK DAYATIYOR”

Aslan konuşmasında ekonomik krize ve vergi adaletsizliğine de dikkat çekti. Asgari ücretin ve emekli maaşlarının patronların ve uluslararası sermaye çevrelerinin taleplerine göre belirlendiğini söyleyen Aslan, şu ifadeleri kullandı: “Patronlar kazançlarından neredeyse vergi ödemezken, işçiler daha ücretlerini almadan vergilendiriliyor. KDV, ÖTV ile her alışverişte yeniden soyuluyoruz. Toplanan vergiler teşvik adı altında patronların kasalarına aktarılıyor. Yap-işlet-devret projelerinin bedelini halk ödüyor, kârlar sermayeye gidiyor.”

6 Şubat depremlerinin üçüncü yılına girilirken deprem bölgesinde sorunların sürdüğüne dikkat çeken Aslan, barınma, sağlık ve eğitimin hâlâ yetersiz olduğunu belirterek yapılan konutların ücretsiz olması gerektiğini vurguladı.

Aslan ayrıca yarın 21 ülkede liman işçilerinin savaşa karşı ortak eylemler gerçekleştirdiğini hatırlatarak, silahların limanlardan taşınmasına karşı mücadeleyi selayarak

“Mersindeki liman işçisi arkadaşlarımız da bu uluslararası mücadelenin parçası olacaktır. Gazze’de, Filistin’de ve dünyanın dört bir yanında halklar katlediliyor. Silah tekelleri kârlarına kâr katıyor. Bizim birbirimizle bir sorunumuz yok. Savaşlara hayır, silahların limanlardan geçmesine hayır diyoruz.”

 

ABD’DE EPSTEİN SKANDALI: SERMAYE DÜZENİNİN ÇÜRÜMÜŞLÜĞÜ

Aslan konuşmasının sonunda ABD’de yeniden gündeme gelen Jeffrey Epstein skandalına da değindi. Skandalın, emperyalist sistemin ve sermaye düzeninin nasıl bir çürüme yarattığını gözler önüne serdiğini ifade etti.

Depremde kaybolan çocuklar meselesine değinen Aslan, "Bu çocukların akıbetinin öğrenilmesi, kimler bu işe karışmışsa hesabının sorulması lazım” dedi.