Mersin ESOB seçimlerinde Başkan Veysel Sarı’nın ‘Giritli Başkan’ diyerek, esnafı tehdit ettiğini ileri sürdüğü CHP’li Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, ‘ırkçılık tepkisiyle’ adeta ateş püskürdü. Boltaç, ESOB’a tahsis edilen taşınmazın iptali için meclisten yetki istedi.
Tarsus Belediye Meclisi Mayıs ayı 2. Birleşim Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda Mersin ESOB’a tahsis edilen taşınmasın iptal edilmesine ilişkin gündem maddesinde konuşan Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, ESOB Başkanı Veysel Sarı’ya tepki gösterdi. Mersin ESOB’un 25. Olağan Genel Kurulu’nun yapıldığını belirten Boltaç, “Bu seçimde bazı söylem dili, ırkçı söylem diline döndü. ‘Bir Giritli Belediye Başkanı’ var diye bir söylem gerçekleşmiş. Ben ırkçılığı yerin 7 kat dibine gömmüş bir adamım. Irkçılığın hiçbir tarafından tutacak bir kişi de değilim. Ben Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşıyım. Atalarım, dedelerim Girit’ten gelmiş olabilir. Zatı muhteremler tarih cahiliyse onlar oranın eskiden Osmanlı toprağı olduğunu unutmasınlar. Dolayısıyla kimin nerden geldiğini, kimin nerede ne yaptığını konuşacağına, benim uygulamalarımı tartışacağına, beni kendi siyasetine malzeme edeceğine o kişiler, önce 2 gün önce 4 tane çocuğumuzun zehirlenmesinin sorumlusu olduğunu hissetsinler. Neden biliyor musunuz? Biz denetim yapıyoruz diye, biz son kullanma tarihi geçmiş ürünleri topluyoruz diye beni birilerine şikayet ediyorlar, birde çarpıtıyorlar işi. Ben bu memlekette yaşayan her bir yurttaşımın sağlığından sorumluyum. Sen kim oluyorsun da benim zabıta müdürümün yaptığı denetimleri tartışıyorsun. Benim zabıta müdürüm yanlış bir şey yapıyorsa gel bana anlat. Uygunsuz bir şey yapıyorsa gel bana anlat. Ancak bir vatandaşın sağlığıyla oynamaması içinde gereğini yapıyorsa da gel bana anlat” diye konuştu.
“BUNDAN SONRA KİMSEYE PAPUÇ BIRAKMAK YOK”
Dün yine denetimler yaptıklarını ve çok sayıda tarihi geçmiş ürün ele geçirdiklerini vurgulayan Boltaç, “İşte bunun yapılmasını istemeyenler bugün görev başında. Bana oradan laf sokuyorlar. Kusura bakmasınlar bundan sonra kimseye papuç bırakmak yok. Ben bu konuda doluyum. Siz benim evlatlarımın sağlığıyla oynayın ondan sonra biz ne yapmışız, esnafımızı korumuşuz. Sen önce milletin yanında ol. Senin esnafın bunu yapıyorsa esnafına haddini bildir. Senin görevin esnafın son kullanma tarihi ürün satmasına göz yumman değil. Senin görevin onu sattırmamak. Senin görevin bu toplumun sağlığını korumak. Bu konuda toplumun ahlaki değerlerini irdelemesi gerekiyor. Bu koltukların başına oturanlar ahlaki değerlerini sorgulaması gerekiyor. Bu millete yazıktır, günahtır. Siz bu milletin sırtına çökeceksiniz, bu milletin resmen bütün haklarına gasp edeceksiniz, sonra bana döneceksiniz oradan kürsü efeliği yapacaksınız. Vallahi kürsü orada da var burada da var. Haydi buyurun bundan sonra. Kimse kusura bakmasın. Ben bu milletin, yetimin hakkını savunmakla mükellefim. Eğer son kullanma tarihi geçmiş ürünü satıyorsa gereği yapılır. Bu benim babam olsa da gereği yapılır.
“KİM KİMİ TEHDİT ETMİŞ, BİRİ ÇIKSIN BUNU SÖYLESİN”
Birileri çıkıp Tarsus Belediye Başkanına orada bir sürü laf atılırken, birileri de sırıtarak oturarak dinliyor. Hiç demiyorlar bu benim belediye başkanım, burada ben bu lafları nasıl yutuyorum. Bazı arkadaşlarımız var. Yeri geldiğinde onları da uyaracağım. Ben burada eğer kaymakamdan sonra idare amiriysem, sizde burada esnaf odalarıysanız, çalıştığınız kurumlar belediyelerse, diğer kurumlarsa sizde kardeşim sevip, sevmemeniz önemli değil ama saygıda kusur ettirmeyeceksiniz. Ben kimseye laf söylemiyorum, isim geçirtmedim. Birisi ama Giritli bir Tarsus Belediye Başkanı var diyor. Efendim bir Giritli, bir Giritliyi bulmuşta milleti tehdit ediyormuşuz. Kimi tehdit ediyormuşuz kardeşim. Kimi tehdit etmişiz, çıksın biri bana desin ki Ali Boltaç beni tehdit etti. Hodri meydan buyurun. Bir taraf olmak tehdit etmek değildir. Evet ben bu mevcut yönetimin, yönetim anlayışını memnun olmadığını söyledim. Buraya bu işi daha iyi yapacak kişiler gelsin istedim. Çünkü koltuk baki bunlarda baki. Ben kendimi bildim bileli aynı koltukta aynı insanlar. Sanki bu ülkede, bu Tarsus’ta onun dışında bu işi liyakatlı yapacak hiçkimse yok. Allah korusun, Allah sağlık, sıhhat versin, Allah korusun bir vefat olsa yeri doldurulamayacak. Dolayısıyla bundan sonra bende bazı şeylere göz yumuyordum, artık göz yummuyorum. Mesele 2022 yılından beri bu konu gündeme geliyordu, artık gündemimizden çıksın istiyorum. Mesajım herkese ulaştığını düşünüyorum. İnşallah mesajı anlayabilmişlerdir” ifadelerini kullandı.
“ÖTEKİLEŞTİRİCİ SÖZLER DOĞRU DEĞİL”
MHP Meclis üyesi Muharrem Şimşek de “Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir imparatorluk bakiyesidir. 7 kıtaya sınırları olan bir Osmanlı imparatorluğundan kalan bir bakiye. Dolayısıyla bugün üzerinde yaşadığımız topraklardan, Osmanlı döneminde yeni fethedilen toprakları kontrol edebilmek için Anadolu’dan insanlar oraya akıncı olarak, sonrada orayı koruyabilmek için göç ettirilmişlerdir. Bu Osmanlı imparatorluğunun bir politikasıdır. Yani bugün Balkan Savaşı’ndan sonra o çekilen ızdırap, çile hakikaten tarifi imkansızdır. Bu insanlar vatanlarını, topraklarını, evlerini, barklarını bırakıp, Anadolu’ya gelmişlerdir ve gelirken birçoğu yolda telef olmuştur. Onun için diyorum Balkan olayları hakikaten tarihimizde çok acı ve bu acının tarifi yok. Şimdi o bölgelerden Anadolu’ya gelmiş, gerek kaçarak gerek mübadeleyle yani hangi nedenle olursa olsun o insanlar öz ve öz bizim parçamızdır. Hiçbir şekilde bunların ayrı yada ötekileştirici sözlerle itham edilmesi doğru değil. Bu söylem içerisinde bulunan her kim olursa olsun şiddetle kınıyorum. Burada bu olayın bir oda, birlik seçiminin tarafı haline biz nasıl ve niye geldik? Ne alaka Tarsus Belediyesi yada Tarsus Belediye Başkanı. Niye gündeme getirildi. Herhangibir arkadaşımız durup, dururken, hiçbir olay yokken Tarsus Belediye Başkanını hedef alıcı bir konuşma yapacağını düşünmüyorum. Eğer hiç alakası yokken böyle bir şey yaptıysa bu bir edepsizlik olmuş” şeklinde konuştu.
“TÜM GİRİTLİLER BAŞIMIZIN TACIDIR”
MHP Meclis üyesi Ziya Körüklü, “Yıllardır bizi Milliyetçi Hareket Partisi’ni maalesef ırkçılıkla suçladılar. Irkçılıkla suçlanan bugün partinin Meclis üyeleri, bugün şehrin belediye başkanını savunmakla, şehrin belediye başkanını yapılan hadsizliği karşısında dimdik durmayla ırkçı olmadığını gösteren bir tavır sergileyecektir. Herhangibir oda, kurum yada buna benzer seçimlerde arkadaşlarımızın yada seçilmiş belediye başkanlarının, meclis üyelerinin bu ‘Giritli’dir, bu Şırnaklıdır, bu Hakkarilidir diyerek oy avcılığı yapmasına tamamen karşıyız. Tüm Giritli hemşehrilerimiz başımızın tacıdır. Tüm Şırnaklılar başımızın tacıdır” diye konuştu.
“BU CÜMLELERİ KURAN İNSANLARI KINIYORUM”
AKP Meclis üyesi Yüksel Atum, “Bu milletin her etnik kökeninden gelen vatandaşlar bizim için önemlidir. İnsanların etnik kimliğini, kökenini önceleyerek konuşmak, bir etnik kimliğe vurgu yapmakla oda seçimlerinde çok ayıp edilmiş. Yani insanlar Giritli olduğundan da gurur duyar Şırnaklı olduğundan da Laz olduğundan da gurur duyar. Bende Zaza kökenli bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım. Bu ülkeyi, bayrağımı seviyorum. Bu cümleleri kuran insanları da kınıyorum. serzenişlerinizi de haklı buluyorum” dedi.
