ARSLANKÖY BERUS MADENCİLİĞE KARŞI SES YÜKSELTTİ

18 Nisan 2026 Cumartesi 22:39

Mersin’de 79 yıl önce “Sandık namustur” diyerek demokrasi dersi veren Arslanköy’de Berus Madencilik Şirketinin ek ruhsat sahası almak istediği boksit madenine karşı köylüler ve çevreciler ses yükselterek, yaşanabilecek çevresel tahribatlara karşı projenin iptal edilmesini istedi.

HEDİYE EROĞLU

 

Mersin’in Toroslar ilçesine bağlı Arslanköy Mahallesi’nde boksit madeni işleten Berus Maden İşletmeleri AŞ’nin, mevcut 23,77 hektarlık maden sahasını 21 kat büyütme girişimine karşı yöre halkını mücadelesi sürüyor.

Mersin’de 1947 seçimlerinde, “Namus meselesi” diyerek oy sandığını almak isteyenlere

karşı direnerek adını Türk demokrasi tarihine altın harflerle yazdıran Arslanköy, boksit madeni şirketi Berus AŞ’ye karşı direnişi sürdürüyor.

Aralık ayında yapılan ÇED Halk Bilgilendirmesi toplantısının engellemeler rağmen yapılmasına karşı firma çalışmalarına hız verirken yöre halkı ve çevreciler bir kez daha Arslanköy de bir araya gelerek ses yükseltti. Berus Madencilik Şirketinin ek ruhsat sahası almak istediği boksit madenine karşı köylüler ve çevreciler ses yükselterek, yaşanabilecek çevresel tahribatlara karşı projenin iptal edilmesini istedi.

 

“HAVAMIZI, SUYUMUZU, GIDAMIZI ZEHİRLEYECEK BOKSİT MADENİNİ İSTEMİYORUZ”

Arslanköy’de CHP Mersin Milletvekili Talat Dinçer’in de destek verdiği eylemde muhtarlar ve köylüler ile çevreciler, yaşanabilecek tehlikelere karşı Çevre Bakanlığı ve Mersin Valiliği başta olmak üzere yetkililere seslendi.

Köy kahvesi önünde toplanan kalabalık “Havamızı, suyumuzu, gıdamızı zehirleyecek boksit madenini istemiyoruz” afişi açarak, tepkilerini yansıttıkları ellerinde ki pankartlar taşıyan köylüler şirkete de projeden vazgeçme çağrısı yaptı.

 

“BÖLGE KÖYLERİ İTİRAZ EDİYORUZ”

Mersinli yurttaşlar, çevre dernek ve platformları adına bir basın açıklamasını okuyan Serdar Erkan, “Bugün burada, Mersin -Arslanköy Yaylasında ve aşağıdaki mahalle ve köylerde yaşayan tüm yurttaşlarımızın  en demokratik ve anayasal güvence altındaki  yaşam haklarına, doğamıza, havamıza ve suyumuza karşı yapılacak katliam ve saldırı girişimini, ülkemize ve dünyaya duyurmak için toplandık. Anayasamızın 56. maddesi, çevreyi korumanın tüm vatandaşlarımızın hakkı ve ödevi olduğunu vurgulamaktadır.

Bu noktadan hareketle, Berus Madencilik Şirketi tarafından, 4 Aralık 2025 Perşembe günü Toroslar Arslankoy’de yapılan ÇED bilgilendirme toplantısıyla başlatılan, halen Karaman İl sınırları içerisindeki 21 dekar alandan, Arslanköy sınırları içerisindeki 5210 dönüm alan üzerinde boksit madencilik işletmesi için ek ruhsat almak üzere yaptığı başvuruya, başta Arslanköylüler, Kavaklıpınar, Yavca ve tüm aşağıdaki köy ve mahallelerde yaşayan yurttaşlar olarak itiraz ediyoruz.

 

“BOKSİT MADENİNDE ARSENİK VE RADYO AKTİF MADDE TEHLİKESİ VAR”

Çünkü boksit madeni içerisinde, bilimsel ve akademik olarak yapılan araştırmalarda başta arsenik ve radyo aktif maddeler olmak üzere, insan sağlığını doğrudan etkileyebilecek, doğasını, havasını, suyunu zehirleyecek, kimyasal elementler bulunduğu ortaya çıkmıştır.

Ruhsat alınmak istenen saha, ÇED alanı Karaman il Merkezinin 72,0 km doğusunda, Mersin il merkezinin 66,0 km kuzeybatısında, Arslanköy Mahallesinin ise 25,0 km kuzeybatısında yer almaktadır.

ÇED alanlarına en yakın yerleşim yeri (kuş uçuşu yaklaşık 2,5 km) güneydeki hassas yapı ve doğal koruma alanları olarak belirtilmektedir.

ÇED dosyasından anlaşılacağı gibi bu faaliyetten en çok etkilenecek olanlar, öncelikle bahar aylarından, sonbahar aylarına kadar yöreye göç eden orada damızlık hayvan keçi koyun yetiştiren konar- göçer yurttaşlarımız, hayvanları olmak üzere yazın nüfusu, pandemiden sonra 20 bine ulaşan, başta Arslanköy ve aşağı köy ve mahallelerde yaz/kış yaşayan yurttaşlarımız olacaktır.

 

“PROJE YETERSİZ KARAYOLUNA İLAVETEN GELECEK TRAFİK YÜKÜ GETİRİR”

Halen, bu saha yakınındaki boksit maden sahasında yıllardan beri Demireller Şirketi zaten üretim ve sevkiyat yapmaktadır. Halen bu firmanın mevcut şartlarda, tek şeritli, Tırtar - Gözne yol ayrımına kadar, dar ve 35 km sollama yasağı olan karayolunda halen fazlasıyla kamyon trafik yükü vardır ve sık sık hız ihlali ve kazalar yaşanmaktadır.

İlaveten gelecek trafik yükünü Karayolları Bölge Müdürlüğü’nün sorumluluğundaki bu mevcut yol zaten kaldırmayacaktır. Bu yolun iyileştirmesi, yatırım programında da yoktur.

 

“ŞİRKETİN ORTAKLIK YAPISI GİZLİ TUTULUYOR”

Öte yandan, ek ruhsat sahası başvurusunu yapan Berus Madencilik Şirketinin ortaklık yapısı gizli tutulmaktadır. Bu yatırıma Demireller firmasının da ortak olduğu iddia edilmektedir.  Bu konuda Mersin milletvekillerimizin TBMM de bu firmaların ortaklık yapısının açıklığa kavuşması için verdiği önergeler mevcuttur.

Bu nedenle firma yetkililerini ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığını, bu firmaların ortaklık yapısını açıklamaya davet ediyoruz.

 

“BOKSİT CEVHERİNDEN ÜRETİLEN ALÜMİNYUM DRONE VE SAVAŞ UÇAĞI- YAPIMINDA KULLANILMAKTA”

Çünkü başvuru yapılan ek ruhsat sahasından, yaklaşık 1 milyon ton ihraç edilmesi planlanan boksit cevherinden, alüminyum üretilmektedir. Alüminyum ise günümüzde, artan bölgesel ve küresel gerginlikler nedeniyle en çok - drone ve savaş uçağı- yapımında kullanılmaktadır.

Sonuçta; haftada üç gün tonlarca patlatıcı kullanılarak üretim sahalarındaki patlatmalarla; aşağı köy ve mahallelerimizin hem su gözeleri kaybolacak, hem de sularına arsenik ve radyo aktif maddeler karışabilecektir.

Böylelikle Arslanköy’den Akdeniz’e ulaşan Müftü Deresi ile tüm içme sularımız ve denizimiz kimyasal olarak zehirlenecek, deniz ve karamızda flora ve fauna (börtü böcek-tüm canlılar) çok olumsuz etkilenecektir.

 

“TOZ BULUTLARININ ETKİSİYLE GIDAMIZ VE HAVAMIZ ZEHİRLENECEK”

Ayrıca, kullanılacak tonlarca patlayıcının yaratacağı toz bulutlarının etkisiyle gıdamız ve havamız zehirlenecektir. Başta Mersin Valiliğimiz ile Karayolları Bölge Müdürlüğü ve Devlet Su İşleri olmak üzere, Büyükşehir ve Toroslar Belediyelerimizi ve meclis üyelerimizi ve Tırtar yol güzergahı üzerindeki tüm muhtarlarımızı ve sulama kooperatiflerinin ve yöre derneklerinin başkan ve yönetimlerini, mersinlilerin sağlığını ve yaşamını tehdit eden ve edecek vahşi madenciliğe karşı yurttaşların yanında olmaya, destek vermeye davet ediyoruz.

 

Son tahlilde, bugünkü ve gelecek kuşaklarımız ile bölgemizde yaşayacak tüm canlıları olumsuz etkileyecek, bölgemizdeki ve dünyadaki emperyalist ve siyonist savaş baronlarının değirmenine su taşıyacağına inandığımız bu vahşi madencilik çalışmalarından Berus ve Demireller Firmalarının Yetkililerini Vazgeçmeye Çağırıyoruz. Ya şimdi, ya hiç bir zaman” diye konuştu.