Emekçiler şiddete karşı iş bıraktı

17 Nisan 2026 Cuma 16:15

Okullardaki silahlı saldırılar ve şiddet olaylarına karşı Mersin’de 2 gün süreyle iş bırakma eylemi başlatan KESK’e bağlı sendikaların üyeleri, iktidara çözüm çağrısı yaptı.

HEDİYE EROĞLU

 

KESK Mersin Şubeler Platformu üyeleri, okullardaki şiddete karşı ses yükseltti. İki gün süreyle iş bırakma eylemi yapan emekçiler, eylemin ikinci gününde Özgür Çocuk Parkında bir araya geldi.

“Sokaklarda, okulda, evde toplumsal her alanda şiddete hayır” pankartı açan emekçiler, geniş katılımlı eylem kapsamında bir de basın açıklaması gerçekleştirdi.

 

DÜN SİVEREK, BUGÜN MARAŞ: YETER ARTIK

Platform adına basın açıklamasını okuyan Eğitim-Sen Mersin Şube Başkanı Mahmut Sümbül, “Dün Siverek, bugün Maraş: yeter artık” diyerek, çözüm önerilerini dile getirdi.

“Şanlıurfa Siverek’te bir okulda yaşanan silahlı saldırının üzerinden henüz 24 saat bile geçmemişken, Kahramanmaraş’ta bir ortaokulda gerçekleşen saldırı hepimizi derinden sarsmıştır” diyen Sümbül, “Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan bu saldırıda 1’i öğretmen, 3’ü öğrenci olmak üzere 4 kişi yaşamını yitirmiş, çok sayıda öğrencimiz yaralanmıştır.

Yaşamını yitirenlerin ailelerine başsağlığı diliyor, yaralılara acil şifalar temenni ediyoruz. Ancak artık yalnızca taziye dilemenin ötesinde bir noktadayız.

Çocuklarımızın ve eğitim emekçilerinin hayatı bu kadar değersiz değildir! Can güvenliğinin olmadığı bir eğitim ortamında ne pedagojiden ne de sağlıklı bir gelecekten söz edilebilir.

Saldırganın okula silahlarla girebilmiş olması ciddi bir güvenlik zafiyetidir. Ancak mesele yalnızca güvenlik açığı değildir. Toplumun her alanına yayılan şiddet kültürü, cezasızlık politikaları, gençleri umutsuzluğa iten eşitsizlikler ve giderek derinleşen toplumsal çözülme; bugün okullara kadar ulaşmış durumdadır.

 

“BUGÜN, KÖY ENSTİTÜLERİNİN KURULUŞ YILDÖNÜMÜ”

Bu karanlık tablo karşısında, bugün aynı zamanda tarihsel bir hatırlatma yapma sorumluluğumuz da vardır.

Bugün, Köy Enstitülerinin kuruluş yıldönümüdür. Köy Enstitüleri; yalnızca bir eğitim modeli değil, aynı zamanda toplumsal barışı, dayanışmayı, üretimi ve insan onurunu merkeze alan bir aydınlanma projesiydi. Bu kurumlar; öğrenciyi şiddetten uzak, eleştirel düşünen, birlikte üreten, farklılıklarla bir arada yaşamayı öğrenen bireyler olarak yetiştirmeyi hedeflemişti.

Köy Enstitülerinin eğitim anlayışı; şiddeti değil dayanışmayı, rekabeti değil paylaşımı, ayrışmayı değil birlikte yaşam kültürünü esas alıyordu. Bugün yaşadığımız bu acı olaylar, o anlayıştan ne kadar uzaklaştığımızın açık göstergesidir” dedi.

 

“SAĞLIKTA ŞİDDETE KARŞI MÜCADELE GÜNÜ”

Öte yandan 17 Nisan’ın “Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü” olduğunu da anımsatan Mahmut Sümbül, “Ne yazık ki yalnızca okullarda değil, hastanelerde de şiddet olağanlaşmış; öğretmenler, sağlık emekçileri ve kamu hizmeti sunan tüm kesimler hedef haline getirilmiştir. Aynı zihniyet, aynı cezasızlık düzeni hem eğitimde hem sağlıkta şiddeti beslemektedir.

Artık yeter! Eğitim kurumlarında güvenlik zafiyetleri derhal giderilmelidir.

Şiddeti besleyen, cezasızlığı büyüten politikalar terk edilmelidir.

Eğitim sistemi; kamusal, eşit, bilimsel, laik ve anadilinde eğitim temelinde yeniden yapılandırılmalıdır.

Köy Enstitülerinin toplumsal barışı ve üretimi esas alan eğitim mirası yeniden hatırlanmalı ve günümüz koşullarına uygun biçimde hayata geçirilmelidir.

Sağlıkta ve eğitimde şiddeti önleyecek etkin, caydırıcı ve bütüncül politikalar derhal uygulanmalıdır.

Gençleri güvencesizlikten ve umutsuzluktan kurtaracak, dayanışmayı büyütecek politikalar hayata geçirilmelidir.

Bu koşullarda bağlı sendikamız Eğitim Sen’in başlattığı “Yaşam Nöbeti” ve iş bırakma eylemleri 17 Nisan’a kadar uzatılmıştır.

Kaybettiğimiz canların hesabını sormak ve bir daha hiçbir çocuğun, hiçbir eğitim emekçisinin ve hiçbir sağlık çalışanının yaşamını yitirmemesi için mücadelemizi büyütmeye kararlılıkla devam edeceğiz” diye konuştu.