Mersin kamusal huzurevi istiyor

8 Nisan 2026 Çarşamba 18:26

Mersin’in Tarsus ilçesinde kaçak faaliyet gösteren bir huzurevinin kapatılması ve 12 yaşlının devlet korumasına alınması, yaşlı bakım hizmetlerindeki denetim ve kapasite sorunlarını yeniden gündeme taşıdı.

Haber Merkezi

 

SES Mersin Şubesi, Tarsus’ta kaçak faaliyet gösteren bir huzurevinin kapatılmasının ardından yazılı bir açıklama yaparak yaşlı bakım hizmetlerindeki yetersizlik ve denetimsizliğe dikkat çekti. Şube Eşbaşkanı Sevgi Başkavak, yaşlı nüfusun her geçen gün arttığı Türkiye’de, huzurevlerinin durumunun ne yazık ki bu artışa paralel olarak iyileştirilmediğini, aksine yetersizlikler ve denetimsizliklerin derinleştiğini belirterek, “Toplumların gelişmişlik düzeyi, en kırılgan kesimlerine sunduğu yaşam koşullarıyla ölçülür. Yaşlı yurttaşlarımız, yıllarca emek vererek bu toplumu var eden, bugün ise daha fazla ilgi, bakım ve desteğe ihtiyaç duyan en değerli kesimlerden biridir. Onların yaşamlarının son dönemini insan onuruna yakışır, sağlıklı ve güvenli koşullarda geçirmesi bir tercih değil, kamusal bir sorumluluktur. Bugün ülkemizde yaşlı bakım hizmetleri ne yazık ki yeterli, erişilebilir ve denetlenebilir bir yapıda değildir. Kamusal huzurevlerinin kapasitesi sınırlı, özel bakım hizmetleri ise yüksek maliyetlidir. Mersin'de kamusal olarak Silifke ve Erdemli ilçelerinde yaklaşık 120 kişi kapasiteli huzurevi bulunmakta. Amamur’da da 180 kişi kapasiteli henüz hizmete geçmemiş yapım aşamasında huzurevi vardır. Tarsus'ta var olan huzurevi Adıyaman merkezi depremi sürecinde hasar gördüğü için kapatılmış olup mersin merkezde kamusal huzurevi bulunmamaktadır. Bu durum, birçok aileyi denetimsiz ve kayıt dışı bakım hizmetlerine yönlendirmekte; yaşlı bireyler açısından ciddi riskler doğurmaktadır. Denetimsiz ve kaçak bakım hizmetleri; ihmal, istismar, kötü muamele ve sağlıksız yaşam koşullarını beraberinde getirmektedir. Yaşlıların temel ihtiyaçlarının karşılanmadığı, sağlık hizmetlerine erişimin sağlanamadığı, insan onurunun hiçe sayıldığı örnekler giderek artmaktadır. Bu tablo kabul edilemez” dedi.

“HER BİREY BİRGÜN YAŞLANACAKTIR”

Yaşlı bakımının ailelerin omuzlarına bırakılmayacak kadar ciddi bir sosyal politika alanı olduğunun altını çizen Başkavak, “Özellikle kadınların üzerine yıkılan bakım yükü, toplumsal eşitsizlikleri derinleştirmektedir. Bu nedenle yaşlı bakım hizmetleri kamusal, erişilebilir, nitelikli ve ücretsiz ya da düşük maliyetli olarak sunulmalıdır. Buradan yetkililere çağrımızdır. Kamusal huzurevi ve bakım merkezi sayısı artırılmalı, kontenjan sorunu çözülmelidir. Tüm bakım hizmetleri sıkı bir şekilde denetlenmeli, kaçak ve standart dışı hizmetlerin önüne geçilmelidir. Caydırıcı cezalar uygulanmalıdır.

Yaşlı bakımında çalışan emekçilerin çalışma koşulları iyileştirilmeli, güvenceli istihdam sağlanmalıdır.

Evde bakım hizmetleri yaygınlaştırılmalı ve desteklenmelidir. Yaşlıların sosyal hayata katılımını artıracak politikalar hayata geçirilmelidir. Unutulmamalıdır ki, yaşlılara sunulan bakım hizmetleri sadece bugünün değil, yarının da güvencesidir. Her birey, bir gün yaşlanacaktır. Bugün atılacak adımlar, gelecekte hepimizin nasıl bir yaşam süreceğini belirleyecektir. Yaşlıların yalnız bırakılmadığı, bakımın bir hak olarak görüldüğü, eşit ve kamusal bir sistemle mümkündür. Bunun için mücadelemizi sürdüreceğiz. Yaşlıların bakımını güvence altına almak bir lütuf değil, zorunluluktur” diye konuştu.