Kadın çiftçiler, sürdürülebilir gelecek için buluştu

10 Mart 2026 Salı 13:32

Dünya Kadınlar Günü ve BM 2026 Kadın Çiftçiler Yılı kapsamında bir araya gelen Mersinli üretici kadınlar, sürdürülebilir bir gelecek için kadın emeğinin üretimden pazarlamaya, tarladan yönetime kadar her aşamada daha görünür ve etkin olması gerektiğine dikkat çekti.

Haber Merkezi

 

Mersin AB Bilgi Merkezi ev sahipliğinde, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve Birleşmiş Milletler’in (BM) 2026 yılını ‘Kadın Çiftçiler Yılı’ ilan etmesi vesilesiyle düzenlenen etkinlikte, kadın üreticiler ve sektör temsilcileri bir araya geldi. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Üyesi Gökben Gökbulut’un da katıldığı programda, tarım ve gıda üretiminde kadın emeğinin görünür kılınması ve sürdürülebilir bir gelecek için kadın girişimciliğinin desteklenmesi gerektiği vurgulandı.

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Mersin İl Koordinatörlüğü İletişim Uzmanı Işıl Yılmaz’ın IPARD hibe programları üzerine kapsamlı bir sunum yaptığı etkinlikte, bu desteklerden faydalanarak ‘Pozitif Köy’ projesini hayata geçiren Dr. Gülnaz Gültekin de akademik kariyerinden girişimciliğe uzanan başarı hikayesini katılımcılarla paylaştı. Ayrıca etkinlikte şeflerin dokunuşuyla bölgeye özgü geleneksel ürünlerin farklı tariflerle yeniden yorumlanarak hazırlandığı yöresel lezzetler kadın çiftçilere tattırıldı.

 

“KADIN EMEĞİ ÜRETİMİN TEMEL GÜCÜ”

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan MTSO Yönetim Kurulu Üyesi Gökben Gökbulut, kadınların üretimde ve yönetimin her alanında yer alması sadece bir eşitlik meselesi değil, toplumsal refahın anahtarı olduğunu söyledi. Mersin’in verimli topraklarındaki üretim kültürünün arkasında kadınların sabrı ve bilgeliği olduğunu ifade eden Gökbulut, “Kadınlar sadece üretmiyor; aynı zamanda toprağı koruyor, yerel bilgiyi yaşatıyor ve kültürü geleceğe taşıyor. Kadınların potansiyellerini özgürce ortaya koyabilmesi en temel insan hakkı olduğu kadar ekonomik gücün de en önemli kaynağıdır” diye konuştu.

IPARD hibe programlarının önemine de değinen Gökbulut, bu programların sadece bir hibe desteği olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) standartlarına uyum sürecini hızlandıran kritik bir kalkınma aracı olduğunu belirtti.

 

“KADIN GİRİŞİMCİLERİN HER ZAMAN BİR ADIM ÖNDE”

TKDK’nın sunduğu hibe ve muafiyetleri kadın üreticilerle paylaşan, TKDK Mersin İl Koordinatörlüğü İletişim Uzmanı Işıl Yılmaz, kadın girişimcilerin her zaman bir adım önde olduğunu ifade etti. 40 yaş altı kadın girişimciler için hibe oranlarının yüzde 75’e kadar çıkabildiğini kaydeden Yılmaz, amaçlarının kırsalda kadın gücünü ve genç nüfusu üretimle buluşturmak olduğunu söyledi.

Projeleri onaylanan yatırımcıların finansman sıkıntısı çekmemesi için avans sisteminin devreye girdiğini belirten Işıl Yılmaz, “Sözleşme imzalandıktan sonra yatırımcılarımız hibe tutarının yarısına kadar avans talep edebilirler. Tek şartımız, kurulan bu modern işletmelerin 5 yıl boyunca sürdürülebilirliğinin sağlanması, satılmaması veya devredilmemesidir” dedi.

 

“BİRÇOK ŞEY KAYBETTİM AMA PES ETMEDİM”

Avrupa Birliği destekli IPARD programından faydalanan Dr. Gülnaz Gültekin ise, Toroslar’ın zirvesinde kurduğu ‘Pozitif Köy’ projesindeki tecrübelerini aktardı. Ankara’da uzun yıllar sürdürdüğü akademik kariyerini noktalayarak memleketi Mersin’e dönen Gültekin, hem dijital bağımlılığa açtığı savaşı hem de ekolojik yaşam dair çalışmalarını paylaştı.

Projenin hayata geçiş sürecinde büyük zorluklarla karşılaştığını belirten Gültekin, 2020 yılında projesinin kabul edilmesinin ardından yaşadıklarını şöyle anlattı; “Sırf projemiz kabul edilsin diye gidip Ziraat Odası’na kaydoldum, çiftçi oldum. Sondajla 93 metreden suyu bulduğumuzun ertesi günü çıkan orman yangınında arazimiz yandı. Kaplumbağalarımız, umutlarımız alevler içinde kaldı. Vazgeçmeyi düşündüm ama 'devam' dedim. Pandemi döneminde yol arkadaşımı kaybettim ama pes etmedim. Sonunda bu ödüllü projeyi 2022 yılında hayata geçirdik.”